Bazen durduk yere sorarım kendime: “Yazmak nedir?” ya da “İnsan neden yazar?” Daha da önemlisi, “Ben neden yazıyorum?” Sonra aklıma bir soru daha gelir: “Yazmak aslında nedir?” Herhangi birine sorsan sana yazı yazmanın fiilî bir şey olduğunu, beden ve akıldan yapıldığını anlatır. Ardından tarih boyunca bilginin kalıcılığı için, haberleşmek için kullanıldığını anlatır.
Sadece harfleri, sözcükleri ve cümleleri birleştirerek yapıldığını ve ortaya çıktığını anlatır. Ben sana dahasını anlatırım, belki kimsenin daha önce anlatmadığını anlatırım sana. Yazı yazmanın sadece harfleri, sözcükleri ve cümleleri birleştirmek olmadığını, duyguları birleştirerek de yapılabileceğini, beden ile değil de bedenin içindeki ruh ile yapıldığını anlatırım.
Ardından devam ederim, cümleleri acı, umut, heyecan... ile süsleyebileceğini, içinde biriken suskunluk ve sessiz çığlıkları mürekkep yapıp kalemine, kaleminden de kâğıdına dökmeyi anlatırım. Son olarak eklerim: Ben kâğıtları severim çünkü onlar beni yargılamaz...
Aysu Çimenli / Edebiyat Gazetesi / Ekim 2026 / Sayı 45

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder