Eleştirel Bir Bakış: Mehdi Ne Zaman Gelecek?

Edebiyat Gazetesi'nin on birinci sayısında yayımlanan Yazar Mustafa Orkun Cabi'nin Mehdi Ne Zaman Gelecek başlıklı yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Merak mı ediyorsunuz Mehdi’nin ne zaman geleceğini? Hepimiz merak ediyoruz değil mi? Peki neden? Neden bekliyor bütün dünya Mehdi’yi? İyi olmak için Mehdi’nin gelmesi mi lazım? İlla gökyüzünden birinin mi inmesi lazım iyi olmaya başlamak için? İlla insanların bir mucizeye tanık mı olması lazım?  Birinin havaya yükselip gökyüzünden, “Ey insanoğlu artık iyi olun, bakın ben geldim; yeter birbirinizi yediğiniz; bir durun artık. Yoksa Allah sizi cezalandıracak demesi mi lazım? Şu din en doğru din, diğerleri yanlış.” demesi mi lazım?

Mehdi

Bu çağda biz empati kuramıyor muyuz acı çeken insanlarla? 1500 sene önce gönderilmiş bizim inancımıza göre son peygamber. O zaman iletişim çok sınırlı imiş, eğitim çok sınırlıymış. Okuma yazma bilen bile çok azmış. İnsanları eğitmek zormuş. Temel ihtiyaçları karşılamak zormuş.    

Peki ya günümüzde; bilginin yayılması sadece saatler sürüyor; dünyada herkese yetecek üretim, teknoloji sayesinde, kolaylıkla yapılabiliyor; her türlü lojistik imkan mevcut.

Bir kesim refah içerisinde yaşıyor, ordular, uçak gemileri, uzay araştırmaları, daha nelere dünya kaynakları yetiyor; onları da geçtik, bir kısım evcil hayvan dünyanın büyük bir kısmından daha fazla refah içinde yaşıyor; yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında. Hatta dünya nüfusunun büyük bir kısmının ulaşamadığı sağlık hizmetlerine de ulaşıyorlar. Ama diğer tarafta, açlık,  sefalet, unutulmuşluk, kaderine terk edilmişlik… Neden peki? Kaynaklar mı yetersiz. Yo, hayır. Çünkü kimsenin umurunda değil.

Ne zaman umurunda olacak insanların bu adaletsizlik veya çevre kirliliği veya ahlaki erozyon? Mehdi gelince mi? Mehdi’yi mi beklemeliyiz hâlâ? Aklımız yetmiyor mu bunu görmeye?

Ya gecikirse Mehdi? Ya nükleer savaş ya da başka bir felaket yaşanırsa? Ya da bugüne kadar yaşananlar… Mehdi gelemeden ölüp gidenler; haksızlığa uğrayanlar, tedavi olamayanlar, açlıktan ölen; gözündeki sineği kovacak mecali olmayıp, açlıktan ölüp giden Afrika’daki çocuklar… Savaşın ortasında doğup, üzerine bomba yağan;  belki resim yapmayı ya da şarkı söylemeyi seven;  hiç tanımadığımız çocuklar. Üzerinde büyük takımların forması ile futbolcu olma hayali kurarken ölen çocuklar…

Ne diyeceğiz onlara? 

“Kusura bakmayın çocuklar. Mehdi gelmedi.’’

Sizce yırtar mıyız? Neyi bekliyoruz iyi olmak için, iyiliği yaymak için.

Daha fazla gecikmememiz lazım…

1932-2024 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447