Tahtaya Vur

0
Tahtaya Vur

Torunlarım olduğunda

bana bırakılan bu yükü

onlara devretmeyeceğim.

Merdiven altından geçtiklerinde durdurmayacağım onları,

kaldırım taşlarının çatlaklarına bastıklarında da.

Bana makas uzattılar diye

avuçlarına gümüş para sıkıştırmayacağım.

Yılbaşı gecesi çamaşır yıkamalarını yasaklamayacak,

yeni ayakkabılarını masaya koydular diye azarlamayacağım.

Tuz dökülürse bağırmayacağım;

sağ elleriyle bir tutam alıp

sol omuzlarının üzerinden atmalarını istemeyeceğim.

Dolunaya camın ardından bakabilecekler.

Evin içinde şemsiye açabilecekler.

Bir aynayı kırarlarsa

yalnızca parçalarını süpüreceğim.

Bana eldiven hediye edebilecekler,

ayrılık getirir diye korkmadan.

Kara Cuma günü beni ziyarete geldiklerinde

masanın çevresine on üç kişi oturacağız

ve kimse kendini uğursuz saymayacak.

Ayın ilk günü

“beyaz tavşan” denmeyecek.

Kara kediler

yalnızca kara kedi olacak.

Saksağanları selamlamayacaklar,

dört yapraklı yonca aramayacaklar,

şans gelsin diye

parmaklarını çaprazlamayı öğrenmeyecekler.

Kapılarının üzerine

at nalı asılmayacak.

Torunlarım olduğunda

bana bırakılan bu yükü

onlara devretmeyeceğim.

Batıl inançlar

hayatlarının sınırlarını çizmeyecek.

Tahtaya vur.

Fatma Şengül / Edebiyat Gazetesi / Ekim 2026 / Sayı 45

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447