Kitapcan Şarkısı Kitap Okuma Bilincine Katkı Sağlayacak

Kitap okumanın kişiye ve ülkeye olan yararından bahseden bu şarkıyı da tamamen çocuklar seslendirdi. Herkese Kitap Vakfı Kurucu Genel Başkanı Bülent Şenver “OECD’nin yaptığı bir araştırmada Türkiye kitap okuma yeterliliği konusunda 65 ülke arasında 42. sırada yer alıyor. 

Herkese Kitap Vakfı,

Çocuklarımızın kitap okuma becerisinde ise 35 ülke arasında ise 28. sıradayız. Bunun sonucu olarak IPSOS’un yaptığı bir araştırmada 40 ülke arasında en cahil 9. ülke olarak yerimiz belirlenmiş. Türkiye’de kitap okumayı sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerine kitap iletmek için Herkese Kitap Vakfı’nı kurduk. Yapacağımız çalışmalarla kitap okuma konusunda ülkemizin mevcut durumunu iyileştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Herkese Kitap Vakfı’nın bestelettiği Kitapcan şarkısı sosyal medyada yayınlandı. Kitap okuma bilincini geliştirmek için katkı sağlayacak.

Yazar Gülin Yücel Sürdürülebilirlikle Tanışma Hikayesini Anlatıyor

Disiplinlerarası üretim ve buluşmalara alan açmaya devam eden Kale Tasarım ve Sanat Merkezi, başlattığı yeni projesinde bütüncül bakış açısıyla sürdürülebilirliğin tüm boyutlarını kitaplar aracılığıyla aktarıyor. Sürdürülebilirlik Adımları Derneği (SADE) iş birliğiyle hayata geçirdiği ‘Bir Dünya Okumak’ Söyleşileri projesi kapsamında ezber bozan yazarlar sürdürülebilirliğe farklı perspektiften bakıyor.

Yazar Gülin Yücel

Bilginin gücüne, yazının kalıcılığına ve kitap kokusunun zamansızlığına inanarak oluşturulan ve içinde tasarım-sanat-sürdürülebilir mimari ağırlıklı özel bir koleksiyondan oluşan Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin kütüphanesindeki kitaplardan ilhamla hayata geçirilen ‘Bir Dünya Okumak’ projesi kapsamında alanında yetkin ve dünyayı farklı gözlerle yorumlayan anlatıcılarla bir dizi söyleşi düzenleniyor. Serinin üçüncü söyleşine konuk olan yazar Gülin Yücel, sürdürülebilirlikle tanışma hikayesini anlatıyor. Uzun yıllar kurumsal hayatta farklı görevlerde bulunduktan sonra sürdürülebilirlik kavramına gönül veren Yücel, bu alanda yaptığı faaliyetleri sade bir dille aktarıyor. Prof. Dr. Levent Kurnaz ile birlikte yazdıkları ‘Yeni Gerçeğimiz Sürdürülebilirlik’ kitabının ortaya çıkış hikayesi ve amacını da anlatan Yücel, sistem düşüncesi, kadın istihdamı ve fırsat eşitliği konularının da altını çiziyor.

‘Bir Dünya Okumak’ Söyleşileri’nin KTSM’nin sorumlu üretim ve tüketim çağrısını desteklediğini belirten Kale Grubu Kurumsal İletişim Müdürü Zeynep Özler; ‘Kale Tasarım ve Sanat Merkezi olarak her zaman sürdürülebilirliği odağına alan projeleri hayata geçiriyoruz. SADE ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Bir Dünya Okumak’ Söyleşileri’ de bizlere sürdürülebilirliği kapsamlı bir şekilde keşfetme, yazarların sürdürülebilirlik yolculuğuna ortak olma ve hikayelerden ilham alarak sorgulama ve harekete geçme olanağı tanıyor.’ diye konuştu. Sürdürülebilirlik Adımları Derneği (SADE) Başkanı Emrah Kurum ise; ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları odağında güncel konuları farklı disiplinlerden kişilerle derinlemesine irdeleyen ‘Bir Dünya Okumak’ Söyleşileri, bizlere kitaplar aracılığıyla sürdürülebilirliğe farklı pencerelerden bakabilmeyi öğretiyor.’ dedi.

Yazar Polat Onat Ahlat Ağacı Davası Hakkında Konuştu

Yazar Polat Onat tarafından, Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı filminde “Su Katılmamış Taşralı” metninin izinsiz kullanılması gerekçesiyle açılan dava sonuçlanmıştı. Yönetmen ve senarist Nuri Bilge Ceylan, Ahlat Ağacı filminde yer verdiği mektupta Polat Onat’a ait metni izinsiz kullandığı gerekçesiyle tazminat ödemeye mahkum edildi.

Yazar Polat Onat, Türkiye gündemine oturan konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği "Ahlat Ağacı" filminde, yazdığım "Taşra Mektubu"nun bana haber verilmeden, iznim alınmadan ve telif ödemesi yapılmadan kullanılması hakkında 2018 yılında bir dava açtım. Davayı kazandım. Avukatım Yasemin Arpa'yla birlikte yürüttüğümüz dört buçuk yıllık zorlu hukuki mücadelemizin başarıyla neticelenmesinden sevinç duyuyorum. Ama buruk bir sevinç... Nedeniyse şu: Gönül isterdi ki bu somut telif hakkı ihlali sorunu, dava sürecine gerek kalmadan, karşılıklı iyi niyetle, hakkaniyetli bir şekilde çözülebilseydi. Çünkü "Taşralı genç bir yazarın yaşadığı sıkıntı ve çıkışsızlıkları" anlatan önemli bir filmde, "Taşralı bir yazarın eserini izinsiz kullanarak hak ihlali yapıldığının" mahkeme kararıyla ispatlanması, acı bir çelişkiyi ve dahası tuhaf bir ironiyi barındırıyor. Mahkemenin vermiş olduğu bu adil karar, ünlü metropol yazarlarının eserlerini kullanırken telif hususunda gösterilen titizlik ve hassasiyetin, ünsüz taşra yazarları için de aynen geçerli olması gerektiğini fiilen kanıtladı. Bu dava sonucu, dünyaca meşhur ve çok başarılı bir sanatçıyla, kendi taşrasında bile tanınmayan benim gibi başarısızlığa mahkûm bir yazarın, hukuk önünde eşit olduğu gibi oldukça ütopik bir idealin kimi zaman gerçekleşebileceğini ispatlaması yönünden ilginçti.

Etik değerleri ve dürüstlüğü sadece üretilen sanat eserlerindeki içeriklerde sergilemekle kalmayıp, günlük hayatımızın içine de yerleştirip, bireysel davranışlarımızda yansıtmamız gerektiğinin çarpıcı bir örneğiyle karşılaştığımız kanaatindeyim. Bariz bir biçimde, eseri izinsiz biçimde kullanılmış benim gibi bir kişinin, hukuk önünde hak arayışına girmesini öfkeyle kınayan, yadırgayan, yönetmenin hayranı olan yüzlerce insanın önyargılı tutumlarına muhatap olmak benim için şaşırtıcı fakat öğretici bir deneyim oldu. Netice itibariyle böylesi tatsız bir olayın öznelerinden birisi olmaktan hoşnut değilim. Süreç dâhilinde böyle bir konumda bulunmaya mecbur kaldım. Fakat en azından Ahlat Ağacı filminde hakkımda iddia edildiği gibi "Toplum önünde konuşmaktan korkan toy bir genç" olmadığımı ortaya koymaktan memnunum. Haklı olduğum bir konuyu, herkes karşı olsa da ısrarla savunmayı, en az, edebiyat alanındaki mutlak sessizlik prensibim kadar değerli kabul ederim. Edebiyat hususunda münzevi bir anlayışı savunan taşralı bir yazarın, telif konusunda mevcut kanuni hakkını aramaktan kaçınacağı ön kabulünün yanlışlığını ispatlayabildiysem ne mutlu bana."

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447