Ben karanlık bir gölgenin hattat kenarıyım
Ben dereyim, yatağımdayım akışımdan hiçbir şey eksiltmeden - çılgın akışımda
Yaşayan ruhların, şeffaf arpların, yeminli sözleşmelerin-tutkuların işaretiyim.
Hiçliğin miktarı, hiçliğin içindeki varoluş, küçüldükçe çirkinleşen oyuncak bebek, büyülü
orman, güneşten sarkan palto...
Benim ecstasy'im kuduz bir mod! alaycı cümle sonları
Hamlığın ve canlılığın manifestosu… Berlin Duvarı…
Kazanıma insan-çocukları attım, mübarek ağaçları yaktım, nazar boncuklarını çıkardım.
Kafası karışmış iblisler dolaştı
Benimle kal, benimle kal gezgin aklım!
Eğilince içinden çıktığım fotoğraf oldum, uzuvlarımdan kan aktı.
Bir öğleden sonra parmaklarımı gölgeme yapıştırıyorum - lezzetli gölgem - tatlı
Acımasız merhametim, yakamda yuvarlak bıçağım, Ölü bir cennetteyim!
Çılgınca eğlenceli, boynumdaki kuş bağımlısı
Taşlar yatağımı kesti üşüdüm içeri girdim bıçak boynumda
Göğsüm kapandı, baştan çıkarıcı ışık gitti
Acının kimyasını ayırdım
Kafes kilitli, aklım başımdan gitti! Ey kırmızı ışık! benim şehrim bölündü
Son sapmam, çılgın bekaret
Aklımdaki o iğrenç lanet!
Binnaz Deniz YILDIZ / Edebiyat Gazetesi / Kasım 2026 / Sayı 46

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder