Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba. Ben Mehmet Şahin. Özel eğitim öğretmeniyim. Eğitim hayatım boyunca çocukların dünyasını anlamaya, onların güçlü yönlerini ortaya çıkarmaya ve toplumda özel gereksinimli bireylere yönelik farkındalığın artmasına önem verdim. Öğretmenlik benim için yalnızca bir meslek değil; çocukların hayatına dokunabilme ve onların dünyasına eşlik edebilme sorumluluğu. Yazarlık serüvenim de aslında bu düşüncenin bir devamı olarak ortaya çıktı. Çocuklardan, ailelerden ve eğitim hayatında karşılaştığım gerçek yaşam hikâyelerinden beslenerek yazıyorum.
Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?
Yazma isteğim uzun zamandır içimde olan bir duyguydu. Ancak öğretmenlik yaptıkça çocukların dünyasında gördüğüm bazı ayrıntıların, ailelerin yaşadığı güçlüklerin ve toplumdaki bazı önyargıların anlatılması gerektiğini daha fazla hissettim. Özellikle özel gereksinimli bireylerin yalnızca tanılarından ibaret olmadığını, onların da hayalleri, duyguları, beklentileri ve kendilerine özgü bir dünyaları olduğunu anlatmak istedim. “Küçük Bir Dünya” bu düşüncenin sonucunda ortaya çıktı. Benim için kitap yazmak, anlatamadığım bazı şeyleri daha geniş bir kitleye ulaştırmanın bir yolu oldu.
Yazarlık sizin için ne ifade ediyor?
Yazarlık benim için insanlara dokunabilmenin başka bir yolu. Öğretmenlikte bir çocuğa ulaşabilirsiniz; yazarlıkta ise yazdığınız bir cümle hiç tanımadığınız bir insanın hayatına dokunabilir. Bu nedenle yazarlığı sadece kelimeleri bir araya getirmek olarak görmüyorum. Bir düşünceyi, bir duyguyu ve bazen de toplumun görmezden geldiği bir gerçeği okuyucuya ulaştırma sorumluluğu olarak görüyorum. Eğer yazdığım bir kitap, bir kişinin özel gereksinimli bir çocuğa daha farklı bakmasını sağlarsa benim için amacına ulaşmış demektir.
Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı, tebrik ederiz. Kitabınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?
Çok teşekkür ederim. “Küçük Bir Dünya”da okuyucuyu öncelikle samimi bir anlatım bekliyor. Kitapta özel gereksinim ve engellilik konusuna yalnızca eğitimsel bir pencereden değil, insani bir pencereden bakmaya çalıştım. Okuyucunun bazı bölümlerde kendinden bir şeyler bulmasını, bazı bölümlerde ise daha önce fark etmediği bir dünyanın kapısını aralamasını istiyorum. Kitabın en büyük sürprizinin de aslında şu olduğunu düşünüyorum: İnsan, başkasının dünyasını anlamaya başladığında kendi dünyasının da değiştiğini fark ediyor.
Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Benim için kitap, yalnızca okunup bitirilen bir şey değil; insanın düşünce dünyasını şekillendiren bir yol arkadaşı. Farklı türlerde eserler okumaya çalışıyorum. Özellikle insanı, toplumu ve bireyin iç dünyasını anlatan eserler beni daha fazla etkiliyor. Okuduğum her yazarın bende farklı bir iz bıraktığını düşünüyorum. Kimi yazar anlatımıyla, kimi olaylara bakış açısıyla, kimi de insanı merkeze alan yaklaşımıyla bana bir şey kattı. Bu nedenle yazarken yalnızca okuduklarımı değil, öğretmenlik hayatım boyunca edindiğim deneyimleri ve çocuklardan öğrendiklerimi de metinlerime yansıtmaya çalışıyorum.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Evet, üzerinde çalıştığım yeni kitap fikirlerim var. Özellikle otizm, özel gereksinimli bireylerin yaşamı, ailelerin yaşadığı süreçler ve toplumun bu bireylere bakışı üzerine çalışmalar yapıyorum. Okuyucuya küçük bir ipucu verecek olursam; yeni çalışmamda yine insanı merkeze alan bir anlatım olacak. Ancak bu kez okuyucuyu otizmin ve özel gereksinimin yalnızca dışarıdan görünen tarafına değil, daha derin ve insani tarafına götürmek istiyorum.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Okuyuculara en büyük tavsiyem, farklı olanı anlamaya çalışmadan önce ondan uzaklaşmamaları. Her çocuğun, her bireyin kendine ait bir dünyası var. Bazen o dünyaya girmek için büyük şeylere değil, sadece biraz sabra, biraz anlayışa ve gerçekten dinlemeye ihtiyaç var. Ben bir öğretmen olarak çocuklardan çok şey öğrendim. Yazar olarak da öğrendiklerimi insanlarla paylaşmaya devam etmek istiyorum. Umarım “Küçük Bir Dünya” okuyucunun kalbine küçük de olsa bir dokunuş yapar ve ona başka insanların dünyasına biraz daha dikkatli bakma fırsatı sunar.

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder