Dünyada kaç milyar insan yaşıyorsa o kadar fikir, görüş ve düşünce olduğu kanaatindeyim. Her bireyin görüşü önemli ve değerlidir; insan kendi doğrularıyla yol alır, kendi doğrularıyla hayatını planlar ve yaşar. Bu gayet doğaldır. Eğer fikirlerimiz ve düşüncelerimiz aynı olsaydı, dünyanın gelişmesine imkân yoktu. Adeta robotlaşmış bir insan kalabalığı olur, dünya olduğu gibi kalırdı. O yüzden farklı görüşlere kesinlikle ihtiyaç var.
Ancak bir de robot olmayan fakat her konuda bilgisi, sözü ve fikri olanlar var... Bu görüşlerini hiçbir sınır tanımadan savunan, o konunun uzmanını dahi susturma cüreti gösterenler... Düşünün ki bir kuş bilimci; bu alanda ciddi eğitim almış, mürekkep yalamış, dağda taşta, ülke ülke gezerek araştırma yapmış bir bilim insanı... Kuşların hayatından, göç yollarından ve türlerinden bahsederken; diğeri çıkıp köyünde gördüğü saksağanı ballandıra ballandıra anlatıyor. Laf da anlatamıyorsunuz, laf da alamıyorsunuz. Bir başka yerde aynı kişi yer biliminden, tıptan, eğitimden veya siyasetten bahsediyor, siz de öylece dinliyorsunuz. Bir sorumluluğu var mı? Yok. Özgürce konuşuyor mu? Evet.
Bazen hayatta o kadar çok şey değişir ki yetişmek mümkün olmaz. Hayata tutunabilmek, yazabilmek ve anlamlandırabilmek için sürekli araştırır, yeni bilgiler ve teknikler öğrenirsiniz. Birileri ise yüz yıllık gözlüklerinin arkasından bakıp her şeyi bildiklerini sanırlar. O kadar çok şey bilirler ki bu "bildiklerini" her yerde hiç çekinmeden anlatırlar.
Sokakta yürürken elinizdeki bir kağıt parçasını atacak yer arar, çöp kutusu bulana kadar taşırsınız. O ise olduğu yere bırakıverir. Onun kirlettiği bu dünyada siz de yaşamak zorunda kalırsınız. Üstelik bu sadece çöp kirliliği de değildir; bilgi kirliliği, gürültü kirliliği ve dinleme kirliliğidir... Tüm bu kirliliğin hayatınızın tam ortasına yerleştiğini, tercihlerinizde sizi yorduğunu ve mutsuz ettiğini görür, şahit olursunuz ama elinizden bir şey gelmez.
Aslında cahillik, mutluluğun da temel kaynağıdır. Senin yerine düşünen, senin yerine karar veren ve üreten birileri varken; sen sonsuz bir özgürlük ve sorumsuzluk içinde yaşarsın. Doğa kirlenmiş, iklimler değişmiş, gençler birbirini anlamaz olmuş, bireyler yalnızlaşmış, alım gücü düşmüş, toplumsal hoşgörü tükenmiş... Siz tüm bunları görür ve sancısını çekersiniz, onlar ise hiçbirini görmezler mi? "Zaten dünyanın tüm yükünü de hep görenler, hissedenler ve sorumluluk duyanlar taşımadı mı?"
Hüseyin Otsay / Edebiyat Gazetesi / Kasım 2026 / Sayı 46

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Kıymetli hocamızın muhteşem tespitleri ne katılıyor Millî eğitim ın hocamızın görüş ve önerileri değerlendirmeli
YanıtlaSilBir çok cümlesinde kendimi bulduğum güzel bir yazı. Dünyanın yükünü omuzlamaktan gurur duydum. Emeğinize sağlık Hocam.
YanıtlaSil