Şiir Benim İlk Göz Ağrım

Edebiyat Gazetesi olarak Alaska Yayınları'ndan çıkan Söz Yaşı kitabının yazarı Murat Durmaz ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
0

Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1987 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Aslen Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesindenim. Yazmak benim için sadece bir tercih değil, hayatı anlamlandırmanın en güçlü yollarından biri oldu. Çocukluğumdan bu yana yaşadığım sevinçler, hayal kırıklıkları, özlemler ve içimde biriktirdiğim sessiz çığlıklar zamanla şiire dönüştü. Yıllarca defterlerimde sakladığım bu dizeleri artık sayfalardan çıkarıp şiir severlerle buluşturmanın vaktinin geldiğine inandım. Ben şiiri insanın yüreğinde taşıdığı yükü hafifleten bir sığınak olarak gördüm. Her dize, yaşanmış ya da yürekte derin izler bırakmış bir duygunun yansımasıdır. Söz Yaşı da yıllar boyunca biriktirdiğim duygu ve düşüncelerin samimi bir yolculuğudur. Bu kitapta, kendi hikâyemden izler taşıyan ama pek çok insanın da kendinden bir parça bulabileceği şiirleri okurlarımla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Yazar Murat Durmaz

Sizce şiir nedir? Şiirde olmazsa olmaz dediğiniz öğeler var mı?

Bana göre şiir, insanın söyleyemediğini kelimelere emanet etmesidir. Bazen tek bir dize, sayfalarca anlatılamayacak bir acıyı, özlemi ya da sevgiyi içinde taşır. Şiir; kalpten çıkanın, yine bir başka kalbe ulaşma çabasıdır. Şiirde benim için olmazsa olmaz en önemli öğe samimiyettir. Teknik elbette önemlidir; uyak, ritim ve ahenk şiire güç katar. Ancak okuyucunun yüreğine dokunmayan, gerçek bir duygu taşımayan dizeler ne kadar kusursuz yazılırsa yazılsın eksik kalır. Ben şiirin, yaşanmışlıkla ve içtenlikle beslendiğine inanıyorum. Çünkü en güzel şiirler kalemden değil, yürekten dökülen şiirlerdir.

Şairlik sizin için ne ifade ediyor? Öykü, deneme tarzında yazılar da yazıyor musunuz?

Şairlik benim için bir sadece unvan değil, bir yaşam biçimidir. İnsan bazen konuşarak anlatamaz; işte o zaman kalem devreye girer. Benim için şairlik, hayatın içinden geçen her duyguyu en yalın ve en gerçek hâliyle kelimelere aktarabilme sorumluluğudur. Yazdığım her şiirde kendimden bir iz olduğu kadar, toplumdan ve insan hikâyelerinden de izler vardır. Şiirin dışında da yazıyorum. Özellikle roman üzerine çalışmalarım var. İnsan yaşamını, sokakları, umutları ve kırgınlıkları anlatan hikâyeler üretmeyi seviyorum. Farklı türlerde yazmak bana yeni bakış açıları kazandırıyor; ancak ne yazarsam yazayım, şiir benim edebiyattaki ilk göz ağrım, vazgeçilmezim ve kendimi en özgür ifade edebildiğim alandır.

Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Bu yolculukta size kimler destek oldu?

Yazma yolculuğum aslında ilkokul yıllarında başladı. İlk şiirimi, o yaşlarda âşık olduğum bir okul arkadaşıma yazmıştım. Hatta o şiiri sınıfta okuyacak kadar da cesurdum. O gün belki bunun bir başlangıç olduğunu bilmiyordum ama bugün dönüp baktığımda, şiirle aramda ki bağın o yıllarda kurulduğunu görüyorum. En çok şiir yazdığım zamanlar 2004-2017aralığıdır. Bu dönemin hayatımdaki çalkantılarının bu kitabıma da yansıması'dır. 

Aslen Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinden olmamın da üzerimde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Kırşehir, halk ozanlarının yetiştiği, sazın ve sözün değer gördüğü kadim bir kültüre sahip. O kültürün içinde büyümek, farkında olmadan beni de besledi.

Bu yolculukta bana yol gösteren özel bir hocam ya da destek aldığım bir çevre olmadı. Kendimi okuyarak, dinleyerek ve sürekli gözlemleyerek geliştirdim. Halk ozanlarının yaşamlarını, söylemlerini ve eserlerini inceledim; onların samimiyetinden ve halkın içinden gelen dilinden ilham aldım. Bugün yazdığım her şiirde, o birikimin ve yaşadığım hayatın izleri vardır.

Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı. Kitabınızda şiirseverleri ne tür şiirler bekliyor? İpucu verir misiniz?

Alaska yayınlarına emekleri  ve destekleri için teşekkür ederim.Söz Yaşı, aslında hayatın içinden süzülüp gelen duyguların bir yansıması. Okuyucular bu kitapta sadece aşk şiirleriyle değil; özlemle, ayrılıkla, hasretle, yalnızlıkla, umutla, kırgınlıkla ve hayata dair birçok duyguyla karşılaşacaklar. Her şiirin farklı bir hikâyesi, farklı bir yarası ve farklı bir sesi var. Şiirlerimi yazarken süslü sözler kurmaktan çok, samimi olmaya özen gösterdim. Çünkü inanıyorum ki en güçlü dizeler, yaşanmış duygulardan doğar. Bu nedenle Söz Yaşı'nı okuyan herkesin, bir şiirde kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Kitabın adı gibi, bazen bir damla gözyaşı, bazen de bir tebessüm bırakacak dizeler okurları bekliyor. Ben bu kitabı sadece yayımlanmış bir şiir kitabı olarak değil, yüreğimden kopan duyguların okurla buluştuğu samimi bir yolculuk olarak görüyorum.

Başucu yazar, şair ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

Edebiyat yolculuğum boyunca birçok değerli şairi okudum. İsim isim sıralamayı doğru bulmuyorum; çünkü hayatı, insanı, sevgiyi, acıyı ve umudu samimiyetle anlatan her şair benim için kıymetlidir. Onların ortak noktası, halkın içinden konuşmaları ve yüreğe dokunabilmeleridir. Ancak yaşadığım dönemden bahsedersek beni en çok etkileyen isimlerden biri Yusuf Hayaloğlu oldu. Onun şiirlerindeki içtenlik, cesaret ve yaşanmışlık duygusu bana her zaman ilham verdi. Kendisini sevgi, saygı ve özlemle anıyorum. Ben de yazarken, okuyucunun sadece dizeleri değil, o duyguyu da hissetmesini amaçlıyorum. Bir şiiri okuduğunuzda sadece kelimeleri değil, o duyguyu da hissedersiniz. Ben de yazarken okuyucunun yalnızca dizeleri değil, o hissi de yaşamasını isterim. Şunu da ayrıca belirteyim ki benim bir Neşet Ertaş hayranlığım vardır. Ve ben sadece türkülerinin değil kendi kişiliğinin de hayranıyım. Küçük yaştan beri kulağım da sesinin olması benim insani düşüncelerime çok etkisi oldu. Saygıyla , sevgiyle, özlemle anıyorum. Bunun yanında Pir Sultan Abdal ve Hünkâr Hacı Bektaş Veli'yi de düşünce dünyamı aydınlatan büyük ışıklar olarak görüyorum. Onların insana, adalete, sevgiye ve hakikate bakışları bana her zaman ilham vermiştir. Kendi yolumu çizerken onların bıraktığı kültürel ve manevi mirastan beslendiğimi söyleyebilirim. Bana göre bu toprakların söz geleneğini ve ruhunu anlamadan şiirin özüne ulaşmak kolay değildir.

Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?

Evet, şu anda üzerinde çalıştığım yeni projelerim var. Şiir benim için hiçbir zaman bitmeyen bir yolculuk oldu ve yeni şiirler yazmaya devam ediyorum. Bunun yanı sıra uzun zamandır zihnimde şekillenen bir roman çalışmam da var. Hayatın içinden karakterleri, insan ilişkilerini ve yaşanmışlıkları anlatan, okuyucunun kendinden izler bulabileceği bir eser ortaya çıkarmayı hedefliyorum. Henüz ayrıntıları paylaşmak için erken olsa da şunu söyleyebilirim: Okuyucularımı yine samimi, duygusu güçlü ve gerçek hayatın içinden beslenen metinler bekliyor. Söz Yaşı nasıl yüreğimden çıkan dizelerin bir yolculuğuysa, yeni çalışmalarım da aynı içtenliği ve aynı duygu dünyasını taşımaya devam edecek. Amacım sadece eser yayımlamak değil, insanların hafızasında ve yüreğinde iz bırakacak metinler ortaya koyabilmek.

Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle Söz Yaşı'na ilgi gösteren, bir şiirin satırlarında kendini arayan ve edebiyata gönül veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bugün hayatın telaşı içinde duygularımızı dile getirmeye, birbirimizi gerçekten dinlemeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Şiirin insanı insana yaklaştırdığına, yaraları bazen kelimelerle sarabildiğine inanıyorum. Eğer Söz Yaşı'ndaki tek bir dize bile bir okuyucunun yüreğine dokunur, ona umut olur ya da yalnız olmadığını hissettirirse, kendimi amacıma ulaşmış sayarım. Okuyucularıma tek dileğim; kitaplardan, şiirden ve edebiyattan hiç uzaklaşmamalarıdır. Çünkü bir toplumun hafızası da vicdanı da biraz edebiyatla yaşar. Yusuf Hayaloğlu'nun sözü ile veda etmek istiyorum. Kalemimiz, umudumuz ve insanlığımız hiç eksilmesin. Sevgi ve saygılarımla.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447