Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba, ben Murat Akkulak. 1988 yılında Samsun’un bir köyünde, Recep ve Şükran Akkulak çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. İlköğrenimimi Ankara/Etimesgut’ta, lise eğitimimi ise Ankara/Gazi Teknik Lisesi’nde tamamladım. Daha sonra Bilecik’te İklimlendirme ve Soğutma Teknolojisi bölümünde eğitim gördüm. mezuniyetimin ardından 2014 yılında iş hayatına adım attım. Üretim Planlama alanında çalışarak farklı fabrikalarda önemli görevler üstlendim. Şu anda bir mobilya fabrikasında Maliyet Analizi ve Planlama Mühendisi olarak görev yapıyorum.
Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?
Yazma yolculuğum aslında çocukluk yıllarıma dayanıyor. Ancak bu yolculuk, gerçek anlamda askerlik dönemimde ajandama yazdığım “Bir Meltem Esti Hayatımda” ile başladı. Sonrasında Asuman’ı kaleme aldım. Birkaç deneme ve yarım kalan roman girişimim olsa da yaklaşık on yıl boyunca yazarlığa tam anlamıyla geçiş yapamadım. Hayatımdaki kırılma noktası ise babamın vefatı oldu. Bu kayıp, içimde derin bir sorgulama başlattı. Dünyada iz bırakacak eserler ortaya koyma ve rahmetli babamın adını yaşatma isteği beni yeniden yazmaya yönlendirdi.
Yeniden yazmaya başladığım dönemde ne yazacağıma karar veremediğim bir süreçteydim. O sırada okuduğum “Zaman Gezginleri” adlı bir kitap bana ilham oldu. Hikâyenin basitliği beni “Ben daha iyisini yazabilirim” düşüncesine götürdü. Bu motivasyonla METTAİKALAR Serisi’nin ilk kitabı Zaman Gezginleri ortaya çıktı. Ardından seriye devam ederek İki Dağın Arasında kitabımı yayımladım. Şu sıralar ise üçüncü kitabım Babamın Hayali Atlar üzerinde çalışıyorum
Yazarlık sizin için ne ifade ediyor?
Yazarlık benim için iz bırakmak demek. Düşüncelerimi kalıcı hâle getirmek, bir anlamda sesimi geleceğe ulaştırmak… İnsanların benim cümlelerimi okuduğunu bilmek ise bu yolculuğun en değerli tarafı.
Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı, tebrik ederiz. Kitabınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?
Teşekkür ederim. Babamın Hayali Atlar kitabımda okurları sürprizlerden çok derin bir hüzün bekliyor diyebilirim. Her ne kadar bir baba-oğul hikâyesi gibi görünse de, aslında yaşanamamış bir ilişkinin, eksik kalmış duyguların hikâyesini anlatıyor. Bu kitabı anlatırken her zaman şu cümleyi kullanırım: “Her sayfasında babasızlığın gözyaşları var.”
Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Polisiye ve bilimkurgu türlerini özellikle severim. Polisiye denildiğinde Ahmet Ümit’i listenin başına koyabilirim. Yazarların hayatımdaki etkisini iki döneme ayırıyorum: Yazarlık öncesi ve sonrası. Yazarlık öncesinde okuduğum eserler benim için bir kapı araladı, yol gösterdi. Yazmaya başladıktan sonra ise aynı eserler benim için birer öğretmene dönüştü. Kısacası, önce bana yolu gösterdiler; sonra o yolda daha iyi yürümeyi öğrettiler.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Şu anda METTAİKALAR serisinin devam kitabı olan Narvas üzerinde çalışıyorum. Okuyuculara küçük bir ipucu vermem gerekirse; Narvas, alışılmışın dışında, özgün bir bilimkurgu hikâyesi olacak. Bunun yanı sıra Maktulün Gözünden adlı bir dizi senaryosu üzerinde de çalışmalarımı sürdürüyorum.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Yazarlığa adım attığımdan bu yana en çok üzüldüğüm konulardan biri, okuma oranlarının düşük olması. Günümüzde insanlar, telefonlarında anlamsızca video kaydırarak çok değerli zamanlarını farkında olmadan tüketiyorlar. Okuyuculara şunu hatırlatmak isterim: Zaman, geri getirilemeyen en kıymetli şey. Ve kitaplar, bu zamanı anlamlı kılmanın en güzel yollarından biri.

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder