Okumak Paylaşılan En Asil Eylemdir

Edebiyat Gazetesi olarak Alaska Yayınları'ndan çıkan Sessiz Sofra kitabının yazarı Muhittin Çiftçi ile söyleşi gerçekleştirdik.
0

Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1982 Adana’nın Seyhan ilçesinde 3 çocuklu bir belediye işçinin 4. Çocuğu olarak doğdum. İlk, orta ve liseyi Adana’da okudum. Her ne kadar üniversiteden mezun olsam henüz öğrenmem gereken çok şeyin var olduğunu düşünüyorum. 

Yazar Muhittin Çiftçi

Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?

Zannediyorum 2023 yılıydı. Zor bir yıl olmuştu toplum olarak hepimiz için. Toplumumuzda her bir bireyinin birbirinden fiziksel ve duygusal uzaklaşması normalden daha fazla yalnızlığı getiriyor.  Ve insanların yanlızlıklarının artması öfke patlamalarına, nedensiz yere suç işlemelerine neden oluyor. İçinde olduğumuz toplumsal suskunluk dönemi sona ermeli diye düşündüğüm için bu yanlızlık hissiyatını içimizden dışımıza aksettirmek istedim. 

Yazarlık sizin için ne ifade ediyor? 

Yazarlık benim için dünyayı ve insanı anlama çabasıdır. Kelimelerin gücüyle görünmeyeni görünür kılmak, hayatın karmaşasında kaybolmuş duygulara bir isim verebilmektir. Yazmak, aslında bir dertleşme ve aynı zamanda bir şifa bulma yolculuğudur; zihnimdeki kalabalığı kağıda dökerek okurla ortak bir seste buluşmaktır.

Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı, tebrik ederiz. Kitabınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?

Teşekkür ederim. Kitabımda okurları, alışılagelmiş kalıpların dışında, bazen çok kısa bir cümlede dünyaları sığdıran, bazen de en derin sessizlikleri konuşturan bir anlatı bekliyor. Karakterlerin içsel dönüşümleri ve olayların beklenmedik kırılma noktaları, okurun kendi hayatından izler bulmasını sağlayacak. Onları, sayfaları çevirdikçe kendilerini sorgulayacakları duygusal bir yolculuğa davet ediyorum. Kapak görselinde gördüğümüz o kerpiç ev ve gün batımı manzarası, okurda taşra ve kökler hissiyatı uyandırmak istedim. Hikâyemizin coğrafyası, karakterlerimizin kaderini çok fazla etkiledi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz ile Kadim Mezopotamya’nın tarihi kitabımızın karekterlerinin kaderini belirledi.

Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

Edebiyatımızın usta isimleri benim için her zaman bir okul niteliğinde olmuştur. Özdemir Asaf'ın kelime ekonomisi, toplumun ve bireyin derinliklerine inen yazarların gözlem gücü kalemimi besliyor. Kitaplar benim için sadece bilgi kaynağı değil, aynı zamanda empati kurma becerimi geliştiren birer rehber oldu. Başucu eserlerim, bana insan ruhunun ne kadar geniş olduğunu ve her sonun aslında yeni bir başlangıç olduğunu öğretti. Asaf’ın yanı sıra Ahmet Bükenin Deli İbrahim Divanı ve Melisa Kesmez’ Çiçeklenmeler ‘i de bende izler bıraktı. 

Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?

Evet, kalemim hiçbir zaman durmuyor. Şu an üzerinde yoğunlaştığım çalışma, yine insana dair, belki de hepimizin yanından geçtiği ama fark etmediği hayat hikayelerini odağına alıyor. Bu kez biraz daha toplumsal duyarlılığın ve içsel yolculuğun iç içe geçtiği, okuru şaşırtacak kurgusal bir yapı üzerinde çalışıyorum. Yakında detayları paylaşmak için ben de sabırsızlanıyorum.

Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Okumak, paylaşılan en asil eylemdir. Kitaplarımda kurduğum dünyaya misafir oldukları için her bir okura teşekkür ediyorum. Hayallerine sahip çıkmalarını ve kelimelerin iyileştirici gücüne inanmalarını dilerim. Bir sonraki durakta, yine aynı duygularda buluşmak üzere.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447