İsimlerin Manası İnsan Ruhuna Tesir Eder

Edebiyat Gazetesi olarak Alaska Yayınları'ndan çıkan Çingene kitabının yazarı Cuma Özcan ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
4

Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?  

Merhaba. Aralık 1994’te Gaziantep’te dünyaya geldim. İlk ve ortaöğrenimimi burada tamamladım ve hayatımın en doğru tercihlerinden biriyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne yerleştim. Aynı üniversitede Klasik Türk Edebiyatı -bir diğer adıyla Divan Edebiyatı- alanında mastır yaptım. Bugün hâlâ bu şiir ve edebiyat şehrinde yaşıyor olmakla bahtiyarım. 

Yazar Cuma Özcan

Sizce şiir nedir? Şiirde olmazsa olmaz dediğiniz öğeler var mı?

Şiiri bir cümlelik tanımlara sığdıracak değilim. Lakin onu çoğu zaman bir kurtarıcı gibi karşılıyorum. Hayatın çetrefilli döngüsünde duygu yüklü gönüllerin sığındığı bir limandır şiir. Zorlukların karşısında bir dik duruştur diyebilirim. Bazen esmer bir Anadolu delikanlısının acı tebessümü ya da isyankâr bakışıdır. Bazense rengârenk saçlarıyla kaldırım taşlarının suyunu çıkaran bir güzel kadındır şiir. Bu sebeple her şey şiirin parçası olabilir diye düşünüyorum. Fakat benim olmazsa olmazım musikidir. İster hece ister serbest vezinle olsun. Şiirin melodisi olmalı. Bunu kafiyeyle, redifle ya da birtakım ses tekrarlarıyla mı yapar şairler bilemiyorum. Ama yapmalı. Şiir kelimelerin eşsiz birleşimiyle örülen bir musikidir çünkü.  

Şairlik sizin için ne ifade ediyor? Öykü, deneme tarzında yazılar da yazıyor musunuz?

Bende karşılığı olan bir soru değil bu. Şair, şairdir en nihayetinde. Belki binlerce yıldır bu böyle. Ancak şairde ne olmalı ise sorunun aslı, cevaplayayım. Duruş olmalı. Aykırı olmalı bir kere ve bu durum ona kuvvetli bir özgünlük katmalı. İkinci soruya gelecek olursak evet. Şiir dışında hikâye, deneme ve günce yazıyorum. 

Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Bu yolculukta size kimler destek oldu?

İlk olarak doğduğum coğrafya başlattı şiirle muhabbetimi. Barak Ovası’nda doğup şiirden ayrı bir yaşam düşünemezsiniz. Ya çok gamsız olacaksınız ya da kültürsüz. İkisi de olmadım çok şükür. Köy odalarında okunan uzun havaları ve türkülerin hikâyelerini dinledikçe şiire ilgim arttı. İlk şiirlerimi -şiir denebilecek şiirleri- lise yıllarında yazdım. Daha sonraları üniversitede perçinlendi şiir sevdam. O yıllarda yazdığım bir şiiri hocamın takdirine sunmuştum. O da bana “Sen buna şiir mi diyorsun?” dedi. İşte bu yoldaki büyük destekçilerimden biri o hocamdır. Attığı kırbaçla kütüphanede aldım soluğu. Okudum, okudum, okudum ve yazdım. 

Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı. Kitabınızda şiirseverleri ne tür şiirler bekliyor? İpucu verir misiniz?

Elbette! Kitapta geleneğin kokusunu da duyacak okurlar, modern şiirin tadına da varacak diye düşünüyorum. Yer yer kültürel ögeler karşılayacak onları. İki kısımdan oluşturduk eseri. Bir tarafta hece sevdalılarının, diğer tarafta serbest şiir heyecanlılarının merakı giderilecek. Tabii takdir edersiniz ki şiir kitabıdır bu. Herkes almak istediğini alacak.

Başucu yazar, şair ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

Öğrenciyken çokça okudum, özellikle üniversite yıllarımda. Kahramanmaraş’ta okumanın omuzlarıma yüklediği sorumluluklar vardı. Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Abdurrahim ve Bahaeddin Karakoç gibi ağır yüklerim vardı. Bir zaman Asaf Halet Çelebi ve Sezai Karakoç deryasında kulaç attığımı da biliyorum. Bugünkü şiir anlayışımın oluşmasında her birinin payı vardır. 

Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?

Evet. Henüz erken de olsa bir müjde vereyim. Üzerinde çalıştığım yeni bir kitap var güncelerden oluşan. Yepyeni, daha önce denenmemiş bir üslupla yazıyorum güncelerimi. Onların da okurlarımla buluşacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Sadece okuyuculara değil okuryazar olan herkese var bir diyeceğim. İsimlerin manası insan ruhuna tesir eder derler. İsmimizin hakkını verelim öyleyse. Okurlar okusun, yazarlar yazsın.

( Hide )
  1. Cuma Bey'i hem yeni kitabı "Çingene" hem de edebiyata olan bu derin tutkusu için tebrik ederim. Şiiri bir liman olarak görmesi ve musikiye verdiği önem, eserlerine olan merakımı daha da artırdı. Başarılarının ve kaleminin daim olmasını dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Samimi ve içten bir söyleşi olmuş. Şairin şiiri bir “musiki” olarak görmesi ve kültürel köklerinden beslenmesi dikkat çekici. Yazma yolculuğunu anlatırken okumanın ve eleştirinin önemini vurgulaması da oldukça anlamlı. Cuma Bey’i tebrik ediyor, “Çingene”yi meraklı gözlerle bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. Söyleşiden yola çıkarak şair beyefendi merak uyandırıyor kitabı heyecanla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  4. Söyleşi kırk yıllık bir şairin dilinden dökülmüş gibi ancak görüyorum ki bu genç şair otuz küsür yılına kırk asırlık edebiyat sığdırmış kitabını hemen sipariş ediyorum

    YanıtlaSil

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447