Roman İnsanın Kendi İç Sesini Ortaya Çıkarır

Edebiyat Gazetesi olarak Alaska Yayınları'ndan çıkan Dilsiz Cellat kitabının yazarı Hamza Ekin ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
0

Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz? 

2000 yılında Batman’da doğdum. Yazıyla erken yaşlarda tanıştım; önce okur olarak, sonra not defterleriyle. İnsanların konuşmadığı ama içinde büyüttüğü duygular her zaman ilgimi çekti. Yazarken de en çok bu alanlara, yani sessizliklere ve insanın görünmeyen tarafına odaklanıyorum.

Yazar Hamza Ekin

Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?

Yazmak benim için bir anda başlayan bir karar değildi; birikerek geldi. Gözlem yapmayı hep sevdim. Özellikle aile içindeki güç dengeleri, bastırılmış duygular ve “normal” görünen ilişkilerin altındaki kırılmalar ilgimi çekti. “Dilsiz Cellat” da bu gözlemlerin sonucunda ortaya çıktı. Sessizliğin pasif değil, bazen yıkıcı bir güç olabileceğini anlatmak istedim.

Yazarlık sizin için ne ifade ediyor? 

Yazarlık benim için anlatmaktan çok anlamaya çalışma hâli. Bir karakteri yazarken onun karanlığına da, kırılganlığına da temas etmek gerekiyor. Yazmak sabır istiyor. Çünkü en derin hikâyeler, en sessiz yerlerde büyüyor.

Kitabınız Alaska Yayınları’ndan çıktı, tebrik ederiz. Kitabınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?

Teşekkür ederim. Bu roman sadece bir aile hikâyesi değil. Okurlar, karakterlerin görünen yüzlerinin arkasındaki gerçeklerle karşılaşacaklar. Belki de en büyük sürpriz şu olacak: Bazen en masum görünen kişi, en tehlikeli olandır.

Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

Psikolojik derinliği olan kitaplar beni her zaman daha çok etkiledi. Olaydan çok karaktere odaklanan eserler… Çünkü iyi yazılmış bir karakter, insanın içini rahatsız eder. Ve o rahatsızlık aslında okumanın en kıymetli tarafıdır. Ben de yazarken bu etkiyi yakalamaya çalışıyorum.

Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?

Evet, yeni bir roman üzerinde çalışıyorum. Yine insanın iç dünyasına, bastırılmış duygularına ve güç arzusuna odaklanan bir hikâye olacak. Ama bu kez sessizlikten çok, kontrol ve öfke daha ön planda diyebilirim.

Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Okurken sadece karakterleri değil, kendinizi de dinlemenizi isterim. Çünkü bazen bir roman, başkasının hikâyesini anlatırken insanın kendi iç sesini de ortaya çıkarır. 

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

1932-2025 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447