Merhaba hocam okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1959 Nevşehir / Gülşehir doğumluyum. İlk orta ve lise tahsilimi Nevşehir’de, yüksek tahsilimi Kırşehir’de tamamladım. Kısa dönem bir devlet öğretmenliğinden sonra istifa ederek uzun süre Nevşehir’de dershanecilik yaptım. Bu süre içerisinde aynı zamanda yerel gazetelerde köşe yazarlığı, televizyonlarda genel müdürlük ve programlar yaptım. 2000 yılından beri de profesyonel olarak Türkiye’nin ve Kapadokya’nın bir realitesi olan mübadele üzerinde aynı zamanda da Karamanlılar üzerinde yoğun olarak çalışıyorum. Bu doğrultuda gerek Kapadokya içerisinde gerekse Yunanistan’da mübadiller üzerine saha çalışmaları yaptım. Karamanlıca 30 kitap çevirisi yaptım. Bunlardan bir bölümü Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi ve Kapadokya Üniversitesi yayınlarından çıktı. Yayınlanmış tarihsel içerikli, hikaye ve roman türünde 20 kitabım var. Evliyim bir oğlum bir kızım var.
Yazma yolculuğunuzdan bahseder misiniz sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?
İlk kitabım Nevşehir üniversitesine katkı sağlamak amacıyla çıkardığım bir şiir kitabıydı. Sonraki ise 2007 yılında çıkan ve asıl ilgi alanım olan Karamanlılar hakkında çıkardığım “Biz Vatanımıza Hasret Öldük Yavrularım” adlı romanımdır. Bu roman benim bu yoldaki ilk kilometre taşımdır. Mübadele konusuna girdikçe araştırdıkça saha çalışmalarında yaşanmış öyküleri bir bir dinledikçe ve onları yazıya aktardıkça bu yolculuk benim için inanılmaz yorucu ama güzel oldu.
Yazarlık sizin için ne ifade ediyor?
Bu konudaki en güzel ifade bence Sait Faik’in sözleridir. Benim idolüm olan Sait Faik “yazmasaydım çıldıracaktım” der. Benim yazarlığımın da sanırım temelinde bu söz yatıyor.
Kitabınız Alaska Yayınlarından çıktı tebrik ederiz. Kitabınızda okurları ne gibi sürprizler bekliyor?
Sanırım sözlersem sürpriz olmayacak. Sadece şu kadarını söyleyeyim kitabım bir filme senaryo olacak kadar heyecan dram ve Anadolu kokuyor.
Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Önceliğim Sait Faik, Cengiz Aytmatov, Yaşar Kemal, Halil Cibran’dır ama yazar ve kitap ayrımı bana pek doğru gelmiyor. Elbette favorileriniz olabilir ama ben her yazardan ve her kitaptan bir şeyler alınabileceğini savunurum.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Evet 3 hazırlık aşamasında kitabım var biri “Küçürekten biraz büyücek” diye adlandırdığım ve içinde otuza yakın kısa hikayenin yer aldığı bir kitap, diğeri sadece Karamanlı hikayelerinden oluşan bir seçki ve son olarak hala üzerinde çalıştığım Nevşehir’in bir değeri olan Ata Bey ile ilgili bir biyografi.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Bakınız dünya değişiyor, teknoloji gelişiyor ve kitabın yerini alabilecek onlarca şey de ortaya çıkıyor ama hala inatla ve ısrarla kitaplar basılıyor. Bu da şunu gösteriyor ki alternatif ne üretilirse üretilsin hiçbir şey kitabın yerini tutmuyor ve tutamaz. Sizlerden tek isteğimiz bizi okuyun. Okuduğunuz her kitap sizlerle bizler arasında görünmez bir bağ kuracak. Bu bağın kopmaması dileğiyle.

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder