Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba, ne güzel bir söz değil mi? İnsanı insana yakınlaştıran, kaynaştıran. Her insan merhaba der bir yerlerde, dünyaya umut olur, hayal olur. Önce ailesi için, belki de gün gelir tüm insanlık için umut olur, hayal olur. Ben altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi Akça Köyü’nde 1969 yılında dünyaya merhaba demişim. İlk, orta ve lise tahsilimi Dinar ilçesinde tamamladım. Selçuk Üniversitesi Niğde Eğitim Yüksek Okulu’ndan sınıf öğretmeni olarak mezun oldum. Anadolu Üniversitesi’nde lisans tamamlama programına katılarak lisans mezunu oldum.
Giresun ili Bulancak ilçesi Elmalı Köyü Oyrak mezrasında başlayan öğretmenlik hayatım zaman içerisinde bende bir tutkuya, bir aşka dönüştü. Aynı aşk ve şevkle geçen otuz dört yılın ardından madden emekli olduğum mesleğimden manen kopamadım. Okumaya, yazmaya, öğrenmeye ve öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyorum.
Sizce şiir nedir? Şiirde olmazsa olmaz dediğiniz öğeler var mı?
Bana göre şiir, duygu ve düşüncelerin sanatsal ifadesi, ete kemiğe bürünerek kalıcı bir hâle gelmesidir. Şiirler; gönle dokunmalı, beyni harekete geçirmeli. İnsanın gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili olmalı; en önemlisi özgün bir dile sahip olmalı, farkındalık oluşturmalıdır.
Şairlik sizin için ne ifade ediyor? Öykü, deneme tarzında yazılar da yazıyor musunuz?
Bana göre şairlik, özgün olabilmek, sessiz bir çoğunluğun sesi olabilmek, ya bir direkte bayrak ya da bir bayrağa direk olabilmektir. Tabii ki şiirlerimin dışında da duygu ve düşüncelerimi ifade ettiğim öykü, deneme tarzında yazılar yazıyorum.
Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Bu yolculukta size kimler destek oldu?
Yazmaya lise yıllarında merak salmış, “Söz uçar, yazı kalır” düsturuyla devam etmiştir. Amacım kalıcı bir şeyler bırakabilme, duygu ve düşüncelerimi paylaşabilme gayretidir. Bu yazdıklarımı kalıcı hâle getirme ve bunları kitaplaştırma fikri, eşim Gülümser Karaağaç ve abim Hüseyin Karaağaç tarafından yapılan ısrarlı istekler sonucu olarak ilk kitabım “Adını Sen Koy” ortaya çıkmıştır.
Kitabınız Logo Yayınevi’nden çıktı. Kitabınızda şiirseverleri ne tür şiirler bekliyor? İpucu verir misiniz?
Kitabımda insana ait duygu ve düşünceleri içeren bir yelpaze bulunmaktadır. İçinde sevgi, özlem, zaman zaman eleştiri ve hicvi içeren şiirler bulacaksınız.
Başucu yazar, şair ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Gençlik yıllarımda Necip Fazıl Kısakürek “Çile”, Abdurrahim Karakoç “Beşinci Mevsim” bu yolculukta rehberim oldu diyebilirim. Ancak zamanla farklı kaynaklardan da beslenerek devam etti.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Evet, var. Öykü ve hikâyelerden oluşan, hepimizin yaşadığı ya da yaşaması ihtimal dâhilinde olan bir takım olay, duygu ve düşüncelerin işlendiği bir eser üzerinde çalışmaktayım.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Okumak insan için gelişim ve değişimin anahtarıdır. Fiziksel gelişimde gıda alımının önemi ne ise zihinsel ve ruhsal gelişim için de okumak aynı önem ve anlamı taşımaktadır.

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder