Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Ben Prof. Dr. Fikret Aksoy. Tıp doktoru, klinik psikolog ve akademisyenim. Çalışmalarım insanın kırılganlığı, eşitsizlik, vicdan ve modern yaşamın ruhsal yükleri üzerine yoğunlaşıyor. Akademik metinler insanı anlatır; edebiyat ise insanı hissettirir. Bu nedenle yazı yolculuğum bilimle edebiyatın kesiştiği bir yerde ilerliyor.
Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?
İnsan hikâyeleri… Klinik deneyimler, hayatın içinden karşılaştığım kırılmalar ve direnişler beni yazmaya yönlendirdi. Bir süre sonra fark ettim ki bazı duygular sadece bilimle değil, edebiyatla da anlatılabiliyor. Yazmak, insanın iç dünyasını daha derinden konuşabilmenin bir yolu oldu.
Yazarlık sizin için ne ifade ediyor?
Yazarlık benim için bir cevap verme işi değil, doğru soruları arama yolculuğudur. İnsan neden sever, neden kırılır, neden susar ve nasıl yeniden ayağa kalkar… Yazmak, bu soruların izini sürmektir.
Kitaplarınız Alaska Yayınları’ndan çıktı, tebrik ederiz. Kitaplarınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?
Teşekkür ederim. Aşk kitabı, aşkı yalnızca romantik bir duygu olarak değil; insanı dönüştüren, yaralayan ve olgunlaştıran bir varoluş deneyimi olarak ele alıyor. Yaşamsal Güç ise insanın kırılganlığının içinde saklı olan direnci anlatıyor. Zor zamanlarda insanın içindeki görünmez dayanma gücünü keşfetmeye davet eden bir kitap.
Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Dostoyevski, Camus ve Tolstoy gibi yazarlar insan ruhunun derinliğini anlamamda çok etkili oldu. Onlardan öğrendiğim en önemli şey şu: İnsan yalnızca yaşadığıyla değil, yaşadığını nasıl anlamlandırdığıyla var olur.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Yeni çalışmalarımda modern insanın giderek sessizleşen vicdanı, normalleşen acı ve toplumsal kırılganlık üzerine düşünmeye devam ediyorum. İnsan ruhunun çağımızdaki görünmez yüklerini anlatan bir çalışma olacak.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Bazen bir kitap yalnızca bir hikâye değildir; insanın kendi iç sesiyle karşılaşmasıdır. Eğer okur bir cümlede kendini bulursa, o kitap görevini yerine getirmiştir. Çünkü edebiyatın en derin cümlesi belki de şudur: “İnsan sandığından daha kırılgan ama sandığından çok daha güçlüdür.”

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder