Merhaba hocam, okuyucularımıza kısaca kendinizden bahseder misiniz?
2000 yılının Mart ayında Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde doğdum. Aslen Çermik’in Tulık köyündenim; bölgede Cızir ailesi olarak biliniriz. İlkokul ve ortaokul eğitimimi Kayapınar’da tamamladıktan sonra liseyi açık öğretim üzerinden bitirdim. Ardından yine açık öğretim yoluyla ilahiyat ön lisans eğitimimi tamamladım. Daha küçük yaşlardan itibaren medrese eğitimiyle tanıştım ve yaklaşık 7 yıl süren bu süreçte klasik ilimlerle meşgul oldum. Sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açmış olduğu din görevlisi alım sınavlarına girdim ve başarılı olarak Yozgat’a atandım. Şu anda Diyarbakır’da, Ahmed-i Hani Camii’nde müezzin-kayyım olarak görevime devam etmekteyim. Kendimi sadece bir görevli ya da bir yazar olarak değil, insanın içinde susturulmuş sesi konuşturmaya çalışan biri olarak görüyorum. Medrese kökenli bir yazar olarak hem geleneği hem de modern insanın kırılmalarını aynı sayfada buluşturuyorum. Yazdıklarım, okuyucuyu rahatlatmak için değil; onu uyandırmak içindir.
Yazma yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? Sizi kitap yazmaya yönlendiren nedenler nelerdir?
Öncelikle medresede yada hizmet yolunda çarşafı kısacası İslami kisveleri insanları aldatmak için kullananlara şahit oldum zengin avcısı çarşaflı dinsiz dindarları gördüm ve bütün bunlar benim yol ayrımım oldu. Yazma yolculuğum, hem medreselerde hem de toplum içinde gördüğüm gerçeklerle başladı. Doğruların gölgede kaldığı, yanlışların ise sıradanlaştığı birçok duruma şahit oldum. Bunları sadece zihnimde taşımak yerine, insanlara ulaştırmanın en etkili yolunun yazmak olduğuna inandım. Bu yüzden gördüklerimi, düşündüklerimi ve hissettiklerimi bir kitaba dönüştürmek istedim. Bu kitap bir hevesin ürünü değil. Bu kitap, yıllarca içimde biriken soruların ve gözlemlerin dışa vurumudur. Özellikle gençliğin aklında olup da dile getirilemeyen, çoğu zaman bastırılan o derin sorular var ya işte bu eser, onların peşine düşüyor.
Yazarlık sizin için ne ifade ediyor?
Yazarlık benim için konfor alanı değil, risk alanı. Okuyucuyu rahatsız etmeyen bir metin bana göre eksiktir. Eğer bir satır, bir insanın içini sarsmıyorsa, o satır sadece mürekkeptir.
Kitabınız Logo Yayınevi’nden çıktı, tebrik ederiz. Kitabınızda okurlarınızı ne gibi sürprizler bekliyor?
Bu kitap sizi alıp bir hikâyeye götürmeyecek sizi kendinize getirecek. Sayfalar ilerledikçe: Kendinizle yüzleşeceksiniz Bazı gerçeklerden kaçamayacaksınız Ve en önemlisi, kitabı kapattığınızda zihniniz susmayacak Bu eser, okunan değil yaşanan bir kitap.
Başucu yazar ve kitaplarınız nelerdir? Yazarların ve kitapların hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Beni etkileyen eserler, insanı rahatlatan değil, değiştiren eserlerdi. Bu yüzden ben de okuyucuya sadece bir metin değil, bir etki bırakmayı hedefledim. Bu kitap, okunduğu yerde kalmaz; zihinde devam eder.
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Okuyucularınıza ipucu verir misiniz?
Allah nasip ederse, bundan sonraki süreçte farklı alanlarda da eserler kaleme almayı hedefliyorum. Özellikle gençlerin zihinlerini meşgul eden, çoğu zaman dile getirilemeyen o “deli sorulara” cevap niteliğinde kitaplar yazmak istiyorum. Çünkü görüyorum ki günümüz gençliği sadece bilgi değil; aynı zamanda yön, anlam ve hakikat arıyor. Bunun yanında, gerçek hayattan izler taşıyan, insanın duygularına dokunan ve özellikle aşk, yalnızlık ve iç çatışmalar üzerine kurulu eserler de yazmayı planlıyorum. Çünkü insan sadece aklıyla değil, kalbiyle de imtihan edilir. Ve bazı hakikatler vardır ki ancak yaşanmışlıkla, hissedilmişlikle anlatılabilir. Şunu açıkça söyleyebilirim: Bu daha başlangıç. Yazdığım ilk eser, anlatmak istediklerimin sadece bir kapısını aralıyor. Üzerinde çalıştığım yeni kitaplar ise çok daha derin, çok daha cesur ve çok daha sarsıcı olacak. Okuyucu bu kez sadece bir metni okumayacak Kendiyle yüzleşecek. Kendi sorularından kaçamayacak. Ve belki de ilk defa, gerçekten düşünmeye başlayacak. Amacım sadece kitap yazmak değil; bir iz bırakmak. Okuyucunun zihninde devam eden, onu değiştiren ve dönüştüren eserler ortaya koymak. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımda bu etkiyi daha güçlü bir şekilde hissettireceğim.
Son olarak okuyuculara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Benim meselem sadece bir kitap yazmak, telif almak ya da bir yazar olarak anılmak değil. Benim meselem, gördüğüm ve inandığım hakikatleri eserlerim aracılığıyla daha fazla insana ulaştırabilmek. Çünkü inanıyorum ki bir insanın hayatına dokunan bir cümle, bazen uzun nasihatlerden daha etkili olabilir. Bu yüzden yazdıklarım, sadece okunup geçilecek metinler değildir. Her satırında bir derdi, bir çağrısı, bir yüzleşmesi vardır. Ben okuyucuyu oyalamak için değil, uyandırmak için yazıyorum. Şunu açıkça söylemek isterim: Eğer sadece vakit geçirmek, birkaç sayfa okuyup zihninizi dağıtmak için bir kitap arıyorsanız bu kitap size göre değil.
Ama eğer: Kendinizden kaçmayı bırakmak istiyorsanız, Gerçeklerle yüzleşmeye hazırsanız, Hayatınızı, inançlarınızı ve yönünüzü sorgulamak istiyorsanız İşte o zaman bu kitap tam size göre. Bu kitap sizi rahatlatmayacak. Bazen sizi rahatsız edecek. Bazen düşündürecek, bazen susturacak. Ama eğer gerçekten okursanız sizi değiştirecek. Benim tek gayem, bir insanın bile olsa kalbine dokunabilmek. Eğer bir okuyucu kitabı kapattığında “Artık eskisi gibi düşünemiyorum” diyorsa, işte o zaman bu yazılanlar yerini bulmuş demektir. Unutmayın Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazı kitaplar ise bittiğinde aslında yeni başlar. Ve bu kitap Sizin için bir son değil, belki de bir başlangıç olacak Ondan dolayı kitabın ismi ebediyete oynuyoruzdur.

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
MaşaAllah
YanıtlaSilAllah muvaffak etsin.
YanıtlaSilAllah razı olsun
YanıtlaSilNiyet hayır olsun akıbete hayır olsun
YanıtlaSil👏👏👏
YanıtlaSil