Dut yapraklarına âşık bir ipek böceği gibiyim,
Kelebek olmayı bekleyen, kanatlarını gizleyen.
Haziran üflüyor günahlarımı yüzüme,
Haziran kavuruyor ensemi,
Haziranda sayıyorum uygun adım…
Üvey anam sesleniyor: “Kurcalama dolabı…”
Biri başımı okşayınca gülüyorum yine,
Sevgiye muhtacım; göldeki yalnız ördekler gibi.
Hazirana gömülmüşüm.
Dağlara bir nefes karbondioksit borçluyum,
Kayalara adını kazıyacağım; duyuyorum sesini.
Çocuklar gülüyor, dondurma ellerinde,
Nasıl da iştahla yalıyorlar o dondurmaları…
Analığım sesleniyor: “Yak ocağı…”
Çürük çarık hayaller beliriyor aklımda,
Tam gülümseyeceğim, sen geliyorsun aklıma…
Ölüm, seni benden alan;
Babam, keşke diyorum,
Evlenmeseydin o kadınla…
Uğur Ünver / Edebiyat Gazetesi / Aralık 2025 / Sayı 35

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
“Şair, Haziran’ın sıcağıyla çocukluk acılarını birleştirerek hem içsel yaralarını hem de özlem duyduğu sevgiyi çarpıcı imgelerle anlatıyor. İpek böceği, dondurma yiyen çocuklar, üvey anne sesi… Hepsi bir büyüme sancısının, gömülü bir yalnızlığın yansıması. Son dize ise şiirin en keskin yarası: bir çocuğun yıllarca içine gömdüğü ‘keşke’.”
YanıtlaSil“Haziranın sıcağıyla çocukluğun acıları aynı potada erimiş; imgeler hem kırılgan hem dirençli. Şair, bir ipek böceğinin bekleyişiyle insanın büyürken taşıdığı yaraları ustaca iç içe geçiriyor.”
YanıtlaSilSon dönem dergilerde şiirlerine rastladığım değerli bir şair Karanfiller Dağılıyor kitabını e kitap olarak okumuştum. Yeni kitaplarını bekliyorum..
YanıtlaSilŞiirlerini çok beğendiğim bir şair son dönemin en önemli şiirleriyle herkesi şaşırtıyor. Sıradan biri değil ve sürekli üreten biri
YanıtlaSil