öpmeden çiçeğini koklamadan
bağrına basmadan henüz
için için tutuşup yanarak
insan nereye gider
canının yarısını bırakarak
ölümün kutsal çağında
kısalır ayakların
dönüp uzun uzun bakarsın
bıraksalar darmadağın aşkını
yeniden yaratacaksın
insan nereye gider
hasret kurşunu ile yaşayarak
sarılmak istersin delice
güzeller güzeli zeytin ağacına
kurban olursun havasına suyuna
yememiş içmemişsindir hani
var etmişsindir yokluktan
sonra yer yerinden oynar
sökülürsün kökünden
insan nereye gider
aziz toprağından koparak
kıpır kıpır
bir özgürlüğe uyanırsın
güller açmıştır yüzünde
gökyüzü
her zamankinden daha afilidir
türküler söylersin geleceğe dair
çoğalır sevginin dili
birleşir umutla eller
insan nereye gider
barış tohumları ekilmişken henüz
koparsın birer birer dalından
meçhule mültecidir ömrün
sığamazsın yeryüzüne
insan nereye gider
bombalar ve savaşlar içinde
Fazlı Humar / Edebiyat Gazetesi / Nisan 2026 / Sayı 39

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder