Geç kaldım
geç …
Işıkların
hiç kimsenin adına yanmadığı yere
Gidiş sesinin
sokaklarda
sustuğu yere
Bin penceresiz kışın ardından
eller hâlâ selâm vermek için açık
ama daha soğuk dünya
cevap vermez artık
Tüm vaatler
birer birer
unutuluşun karına dönüştü
eskimiş yılların omuzlarında
Ben, umudun
son nefesinde
son tohumunda
söndüğü bir yerden geliyorum
Ve gölgeler
ışıktan şüphe duyar
Karanlığa hoş geldin
ışığı hiç hatırlamayan gözlerle
ve dudaklarında bir isimle
hangi sese yaşamalı olduğunu bilmeyen
Benim içimde
zaman öldü
sen henüz gelmeden önce …
Sophia Jamali Soufi / Edebiyat Gazetesi / Ocak 2026 / Sayı 36

Türkiye’nin aylık tek Edebiyat Gazetesi, öykü, deneme, yazı, şiir ve söyleşilere yer vermektedir.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder