İsmail Hilal Yazdı: İmla Hatası

Yazar İsmail Hilal'in, Edebiyat Gazetesi'nin Mayıs sayısında yayımlanan İmla Hatası isimli yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Geçen gün yazılarımı, şiirlerimi inceledim. Kullanılanlar, daha zamanı gelmemişler vs. En çok dikkatimi çeken, hepsinde yayınlananlar dâhil yaptığım yazı ve imla hatalarıydı ki muhtemelen bu yazıda da olacak ve belki şu an bile yaptım. Daha ilginç taraf ise her hallerinde mana olarak sanki safları varmışçasına birbirlerine olan bağlarıydı. Virgülü nereye koysam ya da koymasam sanki birlikte olmayı bekleyen sevgililer gibi ahenkleri vardı. 

Daktilo

Ve tabi sonrasında aklıma hayatım ya da hayat adıyla yaşadığımız imtihan dünyası düştü. Kalem elimizde her anını bilerek ya da bilmeyerek ince ince dokuduğumuz; bazen şikâyet ettiğimiz, çabaladığımız, emek verdiğimiz, hayaller kurduğumuz, başardığımız ya da başaramadığınız, sarıldığımız, sevdiğimiz, üzüldüğümüz…  

Hepsini dakikalara sürüp nasılda harmanlıyoruz. Keşke herkes için aynı güzellikte geçse veya tüm kararlarımız doğru olsa ama o zaman çok sıradan olacak gibi geliyor. Her cümle başından sonuna kadar aynı mükemmellikte gittiğini düşünsenize? Sanki tuzsuz yemek yiyor hissi vermez miydi? Neyse sizi sorularla çok yormayalım.

Amacımız soru sormak değil, sohbet edip kafa dağıtmak. Yoksa buralarda ne işim var benim. Hepimizin dilinde bir türkü, aynı denizin farklı kayıklarında sürükleniyoruz. Çoğu zaman en uzak sandıklarımız bile serçe parmağı mesafesine düşebiliyor. Sorun sandıklarımız, sorun diye aldandıklarımız kayığımızda küçük delikler açsa da zaman bir tıpa gibi örtüyor üzerini. Biraz yaralı yüze dönsek bile sonuçta gözlerimizde o ışık oluşuyor bir şekilde. Ne olursa olsun aynı filmlerde denildiği gibi, “Hayat devam ediyor.”.  Ve noktalama işaretlerini bazen bilerek bazen bilmeyerek karıştırsak bile cümlenin bitişi sizin sihrinizde gizli. Mutlu son her zaman size bağlı…


1932-2024 © Edebiyat Gazetesi
ISSN 2980-0447