Kürt düşmanlığı ile Türkçülüğü harmanlamaya çalışmak.. zaten amaçlanan hedefe hizmet etmektir!. yine takip edenler iyi bilir, ara-ara sağ-sol üzerine denemelerim olmuştur, yazılarım yani.. ve çoğu kimse tarafından gereksiz ve yersiz bulunmuştur.. ama ben günü geldiğinde ve suyun yönü değiştiğinde aklarla-karaların ayrışması bakımından bu iki yol ayrımının hayati önem taşıyacağını ısrarla belirtmiştim.. Rusya’nın konu içerisine çekilmesi -tabi anlayanlar açısından- haklılığımı ortaya koymuştur!.
 
ancak haklı olmak!. gerçeği söylemek prim yapmamakta; e zaten ben de/biz de prim sistemine karşı olduğumuz için en yakınlarımızdan gelen/gelebilecek tüm tepkilere ve -anlamayışlara- karşı ısrarla doğru bildiklerimi-zi yazacağız!. iyi ki tiyatrocu değiliz, alkışsız bir hayat çekilmez olurdu..
 
seksen darbesinin sağ-ve sol’u kökten tasfiye etmesi ve arada yaşanan a-politik süreç ve yarattığı toplumsal travma elbette tepkileri haklı kılar vaziyette; ancak amaçlanan da bu idi dersek, yalan da olmaz hani..
 
bu süreç içerisinde sağ düşünce alabildiğince güçlenmiş, sınırsız hedeflere yönelmişken, sol düşünce tu-kaka ilan edilmiş; zaten dünya çapında yaşanan evrilme süreciyle liberalizmin -akla ziyan- stepnesi durumuna sokulmuş, neo-liberal politikaların tam karşısında olması gerekirken, hemen yanı-başında tutulmuş ve yeni düzenin -böl-parçala-yönet- figüranı haline getirilmiştir!.
Arap baharları ve Ukrayna, bunun için yerinde örneklerdir..
 
halkın seksenlerde yaşadığı travmanın etkisiyle cümle içerisinde dahi kullanılması başlı-başına sorun teşkil eder hale gelmiştir mevzu.. seksen öncesinde amerikanperver milliyetçilik algısını bilenler ne demek istediğimi daha iyi anlar; işte şimdi.. tam da bugünlerde Rus karşıtlığı bahanesiyle milliyetçiliğin çekildiği ya da çekileceği yer burasıdır ve ben üzülerek buna şahit olmaktayım.. işte sağ ve sol düşüncenin ayrıştığı temel nokta burasıdır.. son dönemlerde yazdığım yazılara gelen bazı eleştirilerden bunu daha iyi anlıyorum; ancak önceden de söylediğim gibi ”bugün bazı konularda aynı düşüncede göründüğümüz kişilerle ileride ayrılacağız” demem bundandı!. sol yan ağır bastığında.. ya da sağa meyil ayyuka çıktığında sıçanların kaçacak deliği kalmayacaktır!..
 
Türkçülüğün kat ettiği yol açısından başından beri var-olan endişelerimi ara-ara belirtmişimdir ve hatta çoğu ciddi okurum beni terk etmiştir, canları sağolsun.. ancak yaşamakta olduğumuz bu süreçte tek başına ‘kürt düşmanlığına’ indirgenen Türkçülük olgusunun taa başından beri sakat bir temele oturtulduğunu yazdım durdum.. bugün yazıyorum, yarın da yazacağım.. bugün, tıpkı seksen öncesinde olduğu gibi bir süreç yaşanmakta ve dikkat ederseniz, istemeye-istemeye Türkçü unsurlar Rusya bahanesiyle amerikan tarafına kaymaktadır, tehlike buradadır..
 
milliyetçi ve muhafazakar yazarlara bakıyorum bu tehlikeye işaret eden pek yok.. işte solun farkı burada ortaya çıkıyor; Türkçülüğe sabetayist bir sızma olduğunu çok öncelerde yazdım ve seviyesizliğin tavan yaptığını da; ancak çaresiz bırakılan ve umudun peşinde seçim yapmak zorunda bırakılan milyonlar ayrıntı peşinde koşmanın zaman kaybı olacağını düşündüler..
 
ancak sağlam bir mücadelenin ve mücadele gücünün ayrıntılarda gizli olduğunu anlamadılar.. işte bu da asıl kaybı getirdi.. ben bu düşüncemle Atatürkçülüğün kalesi ilan edilen Perinçek ve terekesi ile uğraşırken, milliyetçi-muhafazakar cenahtan çıt çıkmadı!. ve Atatürkçülük Perinçek vasıtası ile yenik ilan edildi!..
 
tıpkı mhp yenilgilerinin Türk Milliyetçilerinin hanesine yazılması gibi..
 
yani son elli yılda gelinen nokta bu oldu!. mhp eşittir milliyetçilik!.. İP (vatan partisi) eşittir Atatürkçülük!.. ben bu komployu yazarken ve yaşarken.. milliyetçi-muhafazakar kanattan çıt çıkmadı!. ben linç edilirken ne sağdan, ne soldan çıt çıkmadı!..
 
Şimdi de söylüyorum; bugün Güneydoğu’da seksen öncesi durumlar yaşanmakta ve büyük bir komplo hazırlanmakta.. hergün leş fotoğrafı paylaşan güya Türkçü kanat, asıl ‘tezgâh’ın kendisine kurulduğundan habersiz.. tıpkı dün olduğu gibi!..
 
işte sağ ile solun farkı, bu derece büyük ve hayatidir!.
 
Ermeni meselesine karşı olmak, Ermeni diasporasına ve hedeflerine karşı olmak.. Ermeni’ye karşı olmak olmamalı!..
 
Kürt sorunu adı altında dayatılan teröre karşı olmak, pkk ve sempatizanlarıyla mücadele etmek.. Kürt’e karşı olmak olmamalı!..
 
Yani akılcı ve stratejik milliyetçilik ve ulusalcı çizgi, zaten amaçlanana hizmet etmemeli!. alet olmamalıdır!.. işin özü budur!.
 
hedeflenen kürt düşmanlığı ise!.. olmayacaksın!.. Türkçülük.. ya da milliyetçilik bunu gerektirir!..
 
elene-elene yürüyeceğiz bu yolda..
zaten ben size değil, gelecek kuşaklara yazıyorum hikayelerimi…
 
 
Cem Yağcıoğlu 06-01-2016

Comments

comments