“Satranç Tahtasındaki Truva Atları”

Dünya ekonomik buhranı her zaman olduğu gibi gelişmiş sanayi ülkelerinde başlar ama geri kalmış ülkeleri daha şiddetli vurur. 20. yüzyılın başında da böyleydi, şimdi de böyle olmaktadır. O zaman buhran 1900’de Avrupa’dan ve Amerikadan başladı, 1903’te Amerika ve Avrupa tam anlamıyla bu ekonomik krizden çıktı ve yeni ekonomik artım yaşadı. Aynı dönemde yani 1903’te, dünya emperyalist zincirinin en zayıf halkası olan Rusya ve onun gibi birçok geri kalmış tarım ülkesi 1909’da zirveye ulaşacak olan krize yeni girmişlerdi. Rusya bu krizden çıkamadı vebu kriz sonunda rus devrimine neden oldu…

Rus devrimini şartlandıran krizin iki dayanağı vardı;

  1. Burjuva ve işçiler arasındaki keskinleşen çelişkiler. Sınıfsal çelişki.
  2. Siyasi temsilcilik ve seçim sistemi. Toplumsal demokrasi meselesi.

Yüz yıla yakın bir zaman geçmesine karşın, sonraki dünya devriminin adresi olacak ülkede aynı meseleler, bu devrimin karşısında durmaktadır. Fakat şartlar şimdi farklıdır.Rus devriminden ayrı olarak temel fark,  yeni devrimin üretim krizi ortamında değil, tüketim krizi ortamında tezahür etmesidir. Bu durum tamamıyla yeni değerlendirmeleri talep ediyor.  İlk değerlendirmelere göre neredeyse kesin olarak diyebiliriz ki bu kez dünya emperyalist zincirinin hem en zayıf halkası Rusya değildir hem de tarih bu somut nedenden dolayı ikinci kez aynı şekilde tekrar etmeyecektir. Önce devrimin yeni adresi olan ülkede tüketim kriziyle beraber bir de üretim krizi ortamı olmalıdır. Rusya üretim krizini 90’larda aştı ve şimdi ağır da olsa üretimi artmaktadır. Amerika’nın siyasi amaçlı yaptırımlarını dikkate almazsak Rusya bir iki yıla kadar savaş sayesinde ekonomik krizden çıkacak. Çünkü savaş, sanayinin lokomotifidir. Ve bu savaş, petrol uğruna olacaktır. .Rusya’yı krizden çıkarabilecek tek vasıta güneye doğru yapacağı faal işgâlcilik siyasetidir. Ve Putin sadece Güney Kafkasya’yla yetinmeyip, doğrudan Irak’a da girmeye çalışacak. Bunun için rus hâkimiyeti kürtlerle müzakerelere başladı.

Rusya, Güney Kafkasya ve Orta Asya kanadını sahiplenmeye çalışırken Türkiye görünümünde Amerika’yla karşılaşacak. Amerika’nın esas amaçlarından biri Rusiya ile İran’ı da karşı-karşıya getirmektir. Çünkü petrol pazarına nezaret etmeye çalışan Rusya, ister istemez İran’la da çarpışacaktır. Şimdi Azerbaycan’a uygulanan yaptırımlar bu plânın bir parçasıdır.

Yani Amerika önce İran’ı Rusya’dan koparmak için Kuzey Azerbaycan’ı Rusya’ya “veriyor”, sonra da Azerbaycan’la İran arasındaki durumu gerginleştirerek (“Nardaran olayları”) İran’ı(Güney Azərbaycan’ı) Kuzey Azərbaycan’la karşı-karşıya getiriyor ve Rusya’dan kopartıyor.

Sonra Kuzey Azerbaycan, Avrasya ittifakına dâhil oluyor ve buranın ekonomik durumunu ölmüş manatıyla, siyasi durumunuysa Karabağ sorunuyla daha da buhranlı bir duruma sokuyor. Yani Kuzey Azerbaycan Avrasya ittifakına bir Truva atı gibi sokuluyor ve orada patlatılıyor. Ve bu patlayış Orta Asya’ya da sıçrıyor.

Sonuçta Rusya; Güney Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’dan üç taraflı bir gerginlik ablukasına alınır. Sonra Rusya’nın içinde savaş başlar. Yani eğer Lavrov Demirtaş’la görüşebiliyorsa neden Mevlût Çavuşoğlu da Tatar ve başka mazlum Türk-müslüman muhalefetiyle görüşmesin?

Rusya, İran’ın kendisinden koparılıp karşı tavır almasına, Güney Azərbaycan planıyla karşılık verebilirdi. Tabii eğer Rusya’daki ermeni lobisi buna olanak verseydi. Yani Rusya’nın Ön Asya’ya inmek için Güney Azerbaycan’dan başka kartı yoktur. Ancak, Rusya’nın İran (Güney Azerbaycan) istikametinde olan siyasetinin tamamen ermeniler ve yahudiler’in elinde olmasına karşın bu gerçeği tam olarak göz ardı edemeyiz… Çünkü Ruslar’ın yalnızca kürt bahanesiyle Ön Asya’ya girme şansı imkânsızdır.

Yeni Dünya devriminin adresi Azerbaycan’dır.

Çünkü Azerbaycan, çağımız emperyalizminin en zayıf halkasıdır…

Sağlıkla,

 

Vüqar İmanov /edebiyatgazetesi

Comments

comments