Tüm Kassandralara…

Melankoli (2011) -Filmin Konusu:

Yeni evlenen çift Justine ve Micheal, evliliklerini Justine’nin ablası Claire ve eniştesi John’un malikanesinde, görkemli bir düğünle kutlarlar. Film, Justine ve Claire ismiyle iki bölüm içermektedir. İki kız kardeşin karakterleri birbirlerine neredeyse zıttır.  Justine; depresyona ve melankoliye yatkın bir kadınken, Claire kız kardeşine oranla daha “normal” olan taraftır. Düğün günü, ailede herkesin kendine özgü arızaları tek tek ortaya çıkmaya başlar. Tam da kutlama esnasında Melankoli adlı bir gezegen, şimdiye kadar güneşin arkasında saklı kaldığı yörüngeden çıkarak dünyaya doğru gelmektedir.

Yönetmen Lars Von Trier filmini: “Bu bir düğün, melankoli ve psikolojik felaket filmi.” sözleriyle tanımlamıştır.

***

Algılarımızın çözümlenmesi; zıt anlamlı sözcüklerin, günlük hayatımızdaki kullanım şekillerinin incelenmesiyle basitçe yapılabilir görüşündeyim. Çünkü, dilin kullanımı değerlendirilmeden, düşüncelerimize yön veren algılarımızın nasıl oluştuğu anlaşılamaz ve anlatılamaz.

Örneğin; beyazın karşısına siyahı, iyinin karşısına kötüyü kolaylıkla koyabiliriz. Bunun nedeni, bu sözcüklerin sıfat olmasıdır. Peki, isimlerin karşıtları var mıdır? Diyelim ki akıl sözcüğünün karşısına duygu veya gönül sözcükleri konulabilir mi?

Karşıt anlamlılık üzerinde bu kadar durmamın nedeni, filmin zıtlıklar üzerine kurgulanmış bir senaryosu olması. İzleyicinin, bir filmin kendine has dilini yazıya aktarabilmesi için; sözcükleri, çağrışımlarına uyarlayarak kullanmasının daha doğru olacağı düşüncesindeyim. Nasıl mı? Mesela, bu film için “akıl” karşısına sezgiyi, “bilim” karşısına da kehaneti koyarak…

Melankoliyi, her sahnesiyle başlı başına irdelenmesi gereken bir film olarak görüyor; bu nedenle filmin daha detaylı yorumlanabilmesi için öncelikle bazı anahtar sözcükleri ve isimleri karşıtlarıyla birlikte vermek istiyorum.Newton/Goethe, Malevic/ Bruegel, geçmiş /gelecek, ölüm/yaşam, beden/ruh, eril/ dişil, ay/melankoli, akıl/sezgi, bilim/kehanet…

1.Bölüm – Justine

Justine… Kadını temsil eder. Yani kadının kadim uygarlıklardan günümüze kadar gelen gerçek anlamını… Sezgiyi, çocuksu masumiyeti, metaneti, cadılığı, laneti, kutsalı, doğayı, uçları, keskinliği, dürüstlüğü, öfkeyi, nefreti, depresyonu, deliliği, melankoliyi ve Kassandrayı. Kassandra trajedinin kraliçesidir. Görür, bilir, söyler fakat kimse tarafından ciddiye alınmaz. Kimse ona inanmaz.

O, hiçbir bilimsel dayanak olmadan sadece kehanette bulunur ve bu yüzden akıldan yoksunlukla suçlanır. Trajedi de burada başlar. Yalnız bırakılır. Kadın; trajedinin ve ölümün habercisi, mekan ve zaman ötesinin doğadaki temsilcisidir. “Gerçeğin mutlak mantığına inanan düşünürler bu konuyu bir kadınla ciddi olarak tartışmamışlardır” diye yazmıştır Pavese. Kesinlikle katılıyorum.

2.Bölüm – Claire

Claire… Justine’in ablasıdır. Bir annedir. Fakat gerçek anlamıyla “kadını” temsil etmez. O; korumacılığı, kaygıyı, korkuyu, düşük olasılıkları, temkini, bağlılığı, sevgiyi, şefkati, duyarlılığı, rutini, dengeyi, ortalamayı, sakinliği, olması gerekeni temsil eder. O, yaşadığımız çağın “normal” kadınıdır. Kız kardeşine bağlı olmasına bağlıdır fakat içten içe ona hep kızmaktadır. Justine gibi güzel, başarılı, zeki bir kadın; düğün günü kendisini terfi ettiren patronunu ve onu çok seven eşini, kendi yöntemleriyle aşağılamıştır. Hayatın ona sunduğu tüm fırsatları bir gecede elinin tersiyle itmiştir. Claire, buna anlam verememektedir. Fakat, O bir abla ve anne şefkatiyle, “hasta” kız kardeşinin her zaman yanındadır.

Filmin diğer iki önemli karakteri Claire’in eşi John ve oğlu Leo’dur.

John, iki kadın karakterin arasında kalmış, dünyaya hakim eril güçtür. Elinde koskoca teleskopuyla ortalarda dolaşıp; kesin sonuçlardan, bilim adamlarının yaptığı çalışmalardan söz edip durur. O; aklın, bilimin, kesinliğin, yüksek olasılıkların, mantığın, düzenin, maddenin, paranın, gücün ve zayıflığın, politikanın, gösterişin, bencilliğin, hakimiyetin temsilcisidir. Justine’i en fazla yargılayan, küçük gören odur. Justin’in, eşi Claire ve oğlu Leo üzerinde kötü bir etki yarattığını düşünmektedir.

Ve Leo… Küçücük bir çocuktur. Dünyadan haberi yoktur. O; saflığın, inancın, güvenin, mucizenin, sihrin, umudun temsilcisidir. Teyzesi Justine’e tek güvenen ve inanan odur. Teyzesine “çelik kıran” lakabını takmıştır. Justine’in belki kendine hayrı yoktur ama Leo’nun gözünde o bir süper kahramandır.

Filmin başında, yaklaşan gezegenin dünyaya çarpma anını izliyoruz. Yani aslında seyirci filmi, sonunu bilerek izlemeye başlıyor. Hayatın gerçek trajedisi de burada yatıyor zaten. Ölümün farkındalığında bir hayat yaşamak…

Filmin sonuna doğru John, gezegenin dünyaya çarpacağını anladığı anda, tüm sakinliğini kaybeder ve kimseye görünmeden bencilce kendi hayatına son verir. Çünkü onun tüm olasılıkları tükenmiştir. Eşini ve oğlunu gerçek trajediyle baş başa bırakır. John gitmiştir ve geriye karşıtı olan Justine’i bırakmıştır. Claire de, Leo da ölümü metanetle karşılayacak gücü Justin’de bulurlar. Çünkü en başından beri gerçeği sükunetle kabul eden tek kişi odur. Güç; eril olandan, dişil olana geçmiştir. Leo teyzesine; “şimdi ne yapacağız, babam o gün geldiğinde hiçbir şey yapamayacağımızı söylemişti” der. Justin de Leo’ ya kimsenin bilmediği  “sihirli bir mağaradan” bahseder.

Justine ve Leo  ormana giderler. Leo’nun teyzesine düğün günü hediye ettiği çakıyla birkaç dal keserler ve bu dalları birbirine çatarak üstü açık bir çadır yaparlar. İnsan eliyle yapılmış derme çatma bir çadır, ölüme meydan okuyan ilk sihirli sığınağımızdır belki de. Ama ne sihir ne mucize vardır. Ölüm sadece ölümdür.

Film için seçilen mekanın “golf sahası” olmasıyla ilgili pek çok yorum yapılabilir. Ya da Justin’in tek dostu atının isminin İbrahim olmasıyla ilgili. Anteres ile akrep takım yıldızı hakkında da… Ve tabiki Wagner…

Yalnızca şunu kesin olarak söyleyebilirim. Film; hayatı, 18 delikli golf sahasının kuralları çerçevesinde “oynayanlara” değil, 19. deliğin dibinde, deliliğin sınırlarında “yaşayanlara” hitap etmektedir.

Tüm Kassandra’lara ve onları anlamaya çalışanlara… Saygılarımla.

 

Aycan Yayla/edebiyatgazetesi

Comments

comments